İSLAM ve TESLİMİYET

2010-01-23 18:21:00

İslam ve Teslimiyet بســـم الله الرحمن الرحيم     "Allah katında geçerli olan din İslamdır Kitab verilenler kendilerine bilgi geldikten sonra karşılıklı ihtirasları yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Kim Allah'ın ayetlerini inkar ederse bilsin ki, Allah'ın hesaplaşması çok çabuktur." (Ali İmran Sûresi, 3/19) İşte açık ve bariz olarak görülüyor ki uluhiyyet tektir. Şu halde kullukda yalnız bir ilahadır. Bu uluhiyete teslim olma sonuncuda insanoğlunun kalbinde ve dış dünyasında Alah'ın hükümranlığından başka bir varlığın yeri kalmaz. Uluhiyet tektir. Yön bir tektir. İnanların kendisine ibadet etmesinde, onların değer yargılarını belirlemesinde, emrine bağlanmasında, şeriatın ve hükmünü kendi aralarında tatbik etmesinde, bütün değer ve ölçülerini bu şeriata göre düzenlemelerinde, bütün hayatlarını onun razı olacağı şekilde yürütmelerinde hak ve yetki sahibi bir ilah vardır. Bir tek uluhiyet.... Öyleyse tek bir inanç vardır. Allahın rızasına uygun olarak kullarından kabul ettiği inanç açık ve hali olan tevhid akidesidir. Bahsettiğimiz bu tevhidin gereği ise: "Allah katında din İslam'dır." Öyle bir İslam ki sadece dil ile söylenen kuru bir laftan ibaret değildir. Yalnız kalbe, vicdanlara etki eden, onları huzur içinde tutan, bir düşünce sistemi değildir. Yalnızca insanların oruçta, namazda, hacda, elde ettikleri kişisel bir takım ibadetler hiç değildir. Allah'ın insanlar için ortaya koyduğu, Rasulüne öğrettiği din bu değildir. Burada sözü edilen din itaat ve tabiyettir. İslam teslimiyettir. Allah kitabının kullar arasında hakimiyeti, onu hakem tayin edip içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan sindirilmesi. İşte İslam budur... Devamı

TEVHİDİ HAYKIRMAK

2010-01-23 18:15:00

Benim için bu bayram, tağutu sorgulama bayramı oldu. Her gelene tağutu tanıyıp tanımadıklarını sordum. Yüzde doksanı tanımadıklarını söylediler. Daha elim olanı din görevlilerinin çoğunluğu ise bilmiyor. Aydan gelmiş bir yabancı gibiler. “Tağut bir isim değil; İslâmi bir kavram, inançla ilgili emirlerdir” dediğimde de aval aval bakmaktalar. Bilenler de hiç üzerinde durmak istemiyor. Geriye radikal denilen hassas Müslümanlar kalıyor. Tağut bizim meselemiz değil. Bütün ümmetin meselesidir. Kur’anî bir kavram. Allah’ın, inananlara bir talimatıdır. “Tağuttan kaçının” emrinin gereğidir. Kelime-i Tevhid’in ilk şartıdır. Allah ve Resulüne inanma ve teslim olmanın alametidir. Tağutu inkâr etmeden iman edilmiş olamayacağının göstergesidir. Kelime-i Tevhid, Allah’ın birliğine inanmak kendisine ortak koşmamaktır. Tek hakim O, kanun koyucu O’dur. O’nun emrinin dışındaki nizamlar Batıldır. Dün Lat, Menat ve Uzza ne ise; bugün de demokrasi, laiklik ve beşeri sistemler odur. Allah bütün bunlara tağut ismini vermiştir. Tağutları inkâr etmeden de Müslüman olunamayacağını bildirmiştir. Kelime-i Tevhid’in kapsadığı mana budur. Ben Kelime-i Tevhid’e inandım, beşeri sistemleri de kabul ediyorum demek; ben Allah’a inanıyorum ve O’na ortaklar koşuyorum demektir. Bu ise inanmamak demektir. Tağutu inkâr etmemek demektir. Bütün hal ve yaşayışıyla İslâm’ı yaşamada İslâm’a teslim olmamış, Allah’ın birliğini içselleştirmemiş demektir. Yaşadığımız sistemlerin idaresi altında olabiliriz. Onlarla iş yapabilir, içli, dışlı olunabilir. Ama, beşeri sistemleri Allah’ın sistemine tercih edemezsin. Tercih edince de Müslüman kalınmaz. Kelime-i Tevhid’i kalben hazmetmemişsin dem... Devamı